Sayı : 447   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Başyazı

Abdullah Büyük

Aile Hayatının Temeli Sevgi ve Merhamettir

  • 03 Mart 2017
  • 1648 Görüntülenme
  • 411. Sayı / 2017 Mart



Mümtaz sahabelerden İbn Mesud (ra) der ki: “Her amele bir imam gerek.” İmamdan maksat ilimdir. Yani yapılacak her meşru işin, amelin, vazifenin ilmini öğrenmenin önemine işaret edilmiştir. Üzülerek söylüyoruz ki evlilik hayatına adım atacak olanlarımızın çoğunluğu, evlilik müessesesinin kültürünü, mahiyetini anlamadan, kavramadan işe başlamaktadır.

 

Evlilik müessesinin çarkının dönmesinde sorumlu olan anne-babalar ve çocukların, dikkat edeceği bir konu daha vardır ki o da her birinin birbirleriyle din kardeşi olduğudur. Bu durumda dinin prensiplerinin ihlal edilmesi, kul haklarının çiğnenmesi demektir.

 

Aile içi kul haklarının ihlalinde dikkatimizden kaçan bir başka konu da, nikâh dediğimiz o sağlam ipin varlığını hissedememektir. Bilinmelidir ki, nikâhın yürüyen iki ayağı vardır. Bunlardan biri akit, diğeri ise ahittir.

 

 

Evlilik müessesesinin alt yapısında hukuki-fıkhi prensipler değil, sevgi, şefkat ve merhamet vardır. Bu yapı ilahi bir yapıdır. Allah’ın varlığını kanıtlayan bir ayettir aile kurumu. Evlilik, vererek alma sanatıdır. Eşler birbirlerinin dünyasına, kişiliklerine ne ekerlerse onu biçerler.

Evliliğin sürekli beslendiği iki önemli kanal vardır ki biz bunları ücreti Rabbimiz tarafından ödenecek sadakalar olarak görüyoruz.

1-Hanımın, beyine meşru olarak yapmış olduğu tüm hizmetler,

2-Erkeğin, meşru olarak yapacağı her çeşit harcamalar.

Evlilik müessesesine dış müdahaleler, müesseseyi olumsuz etkiler. Hatta istenmeyen neticeler doğurur. Anne-babalar evlendirdikleri çocukların yakalarını bırakacaklar. İç işlerine karışmayacaklar. Karışanlar, karıştırmışlar ve içinden çıkamayarak müessesenin yıkılışına sebep olmuşlardır.

Mümtaz sahabelerden İbn Mesud (ra) der ki: “Her amele bir imam gerek.” İmamdan maksat ilimdir. Yani yapılacak her meşru işin, amelin, vazifenin ilmini öğrenmenin önemine işaret edilmiştir. Üzülerek söylüyoruz ki evlilik hayatına adım atacak olanlarımızın çoğunluğu, evlilik müessesesinin kültürünü, mahiyetini anlamadan, kavramadan işe başlamaktadır. Tabir yerinde ise bir gecede koca ve bir gecede baba oluyoruz. Böyle olunca da hak-hukuk ihlallerinin olmaması mümkün değildir.

Eşlerin kendi aralarında ve çocuklarıyla birlikte geçirdikleri hayatta, kul hakları dediğimiz alan, sürekli ihlallere uğrar. Bunun en önemli sebebi, evliliğin ilk adımı olan nişanlılık döneminde yapılan haksızlıklardır. Bu haksızlıklar adeta evlilik hayatının temeline saatli bomba yerleştirmeye benzer. “Niçin?” diyecek olursak, nikâhın getirdiği geçerli prensiplerin, kaidelerin, nişanlılık döneminde caiz olmamasıdır.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

411. Sayı Mart 2017