Sayı : 430   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Sana İtikattan Soruyorlar ?

Prof. Dr. Ramazan Altıntaş

Dünyevileşme ve Yol Açtığı Problemler

  • 06 Ağustos 2018
  • 158 Görüntülenme
  • 428. Sayı / 2018 Ağustos



İslam’da dünya hayatı, asıl ahiret hayatından koparıldığı takdirde kınanır. İşte dünyevileşme dediğimiz şey budur. Bu bağlamda dünyevileşme, insanın Yüce Allah’la ve ölüm ötesi hayatla ilişkiyi kesmesidir. Kur’an-ı Kerim’de dünyevileşen insan karakterleri şöyle anlatılır: “Onlar dünya hayatını seve seve ahirete tercih ederler. (İbrahim 14/3)

 

Günümüzde dünyevîleşme olgusu, Müslüman kimlikleri derinden etkilemektedir. Dünyevîleşmenin göstergeleri olarak tüketim zafiyetinin artması, cinsiyet rollerinde farklılaşma, tesettür defileleri, moda ve markaya düşkünlük, açgözlülük, seküler ahlâk anlayışı, aile yapılarında sarsılma, aşırı konformizme özenme, gizli evliliklerde artış, diz boyu israf¸ din dilinin ticarileştirilmesi sayılabilir.

 

Rasyonel ahlâk anlayışına göre, erdemli davranışlar, toplumdan ve toplumsal sorumluluklarından kaçarak münzevî bir hayat seçmek yerine, yine o toplum içinde kalarak ve toplumla birlikte yaşayarak elde edilir. Bizatihi dünya kötü değildir. Kötü olan, dünyanın göz kamaştırıcı metaına takılıp, “öte”yi unutmaktır.

 

Son zamanlarda toplum olarak dünyevileştiğimizden bahsediliyor. Dünyevîleşme nedir, bunun göstergeleri nasıl ayır edilebilir, dünyevileşmenin yol açtığı problemler nelerdir? Bu konularda ayrıntılı bilgi verirseniz memnun olurum.

Günümüz Müslümanlarının çok ciddi imtihan alanlarından birisi “dünyevileşme”dir. Bu kelimeyi tanımlamadan önce dünya kelimesi ne anlam ifade ediyor, önce işe bu kelimeden başlayalım. Arapçada, dünya kelimesinin temel ve hakiki anlamı yakın olmak tır. Kur’an-ı Kerim’de “el-Hayâtü’d-dünyâ” şeklinde geçer. Bu tabir Türkçe’de “yakın hayat” ya da “kısa hayat” manasına gelir. Sebebi, ahirete göre dünyanın bize yakın olmasından dolayıdır. “Âhiret hayatının önündeki hayat” anlamına gelen dünya, insanın yaşadığı varlık alanı, olması hasebiyle hem Allah’ı hatırlatıcı ve hem de mükellefiyetlerin yaşandığı mekân olması bakımından pozitif bir anlam taşır. “Dünyada iyilik yapanlara ahirette iyilik vardır.” (Nahl, 16/30) İslam inancına göre, ölüm öncesi hayat için bir hazırlık yeri olan dünya, ahiretin üretim mekânıdır. Bundan dolayı, bir rivâyette “dünya, ahiretin tarlasıdır” (Aclûnî, İsmail b. Muhammed, Keşfu’l-Hafâ, Beyrut, 1351, I, 495) denilmiştir. Nitekim bir ayette hem dünya ve hem de ahiret için iyilik istememiz istenmektedir: “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver.” (Bakara 2/201)

Görüldüğü gibi Kur’an’da geçen “dünyâ” kelimesinin etimolojisi, anlam bakımından din-dışılıktan ziyade, dinî bir anlam taşır. Eğer, dünya kelimesinin “yakın olmak” anlamındaki “denâ” kökünden türediği düşünülürse, dünya, insanı Allah’a yaklaştıran bir araç olmaktadır. Bundan dolayı Kur’an-ı Kerim’de devamlı surette insan, bilincine yaklaştırılan tabiat harikaları üzerinde tefekkür etmeye davet edilir. (Bkz. Ğâşiye, 88/17-21; En’âm, 6/29; A’râf, 7/51; Mü’minûn, 23/37; Câsiye, 45/24; Necm, 53/29) İslam’ın ortaya koyduğu dünya anlayışı, ahretten kopuk değildir. Ahiret yurdundaki beklentilerin kaynağı ve meşru zemini, dünyadır. (Geniş bilgi için bkz. Altıntaş, Ramazan, Din ve Sekülerleşme, İstanbul: Pınar Yayınları, 2005, s. 137) Nasıl ki, geminin su üzerinde olması geminin yürümesine yardımcı oluyorsa, Allah’la ilgiyi kesmemek üzerine kurulu bir dünya anlayışı da dinin ayakta durmasına yardımcı olur. (Bkz. Mevlânâ, Mesnevî, (çev. Veledİzbudak), Ankara, 1974, I, 79)

Dünya bizim için ne zaman denâet, yani adi, rezil hayat manasına gelir? Ahiret hayatı göz ardı edildiği zaman dünya hayatı bizim için adi ve rezil bir hayat anlamına gelir. İnsanı Yüce Allah’tan ne uzaklaştırıyorsa, dünya odur. Nitekim Kur’an’da şöyle buyrulur:“Ahiret kazancını isteyenin kazancını artırırız; dünya kazancını isteyene de ondan veririz; ama ahirette bir payı bulunmaz” (Şûrâ, 42/20) İslam’da dünya hayatı, asıl ahiret hayatından koparıldığı takdirde kınanır. İşte dünyevileşme dediğimiz şey budur. Bu bağlamda dünyevileşme, insanın Yüce Allah’la ve ölüm ötesi hayatla ilişkiyi kesmesidir. Kur’an-ı Kerim’de dünyevileşen insan karakterleri şöyle anlatılır: “Onlar dünya hayatını seve seve ahirete tercih ederler. (İbrahim 14/3) Çünkü ahiret hayatını göz ardı ederek dünya hayatını tek hayat olarak görmek, inkârcılıktır: “Onlar, hayat ancak bizim şu dünya hayatımızdan ibarettir, biz bir daha dirilecek değiliz derler.” (Bkz. En’âm, 6/29; A’râf, 7/51; Mü’minûn, 23/37; Câsiye, 45/24; Necm, 53/29) Kur’an’a göre, insanı ölüm ötesi hayatı inkâra götüren etkenlerden birisi insanda istiğna duygusudur:Hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.” (Alak, 96/6-7) Bir diğeri de mal sevgisidir: “Ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.”(Âdiyât, 100/8) Mal toplayarak onu tekrar tekrar sayan, diliyle çekiştirip alay eden kimsenin vay haline! Malının kendisini ölümsüz (ahlede) kılacağını sanır.” (Hümeze, 104/1-3)

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

428. Sayı Ağustos 2018