Sayı : 473   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

İslam Aleminden

Ahmet Varol

Bir Meşrulaştırma Yöntemi Olarak Seçim

  • 06 Temmuz 2021
  • 412 Görüntülenme
  • 463. Sayı / 2021 Temmuz



Günümüzde seçimin, insanların özgür iradeleriyle tercihlerini yapmalarına imkân vermek amacıyla değil de dayatılanların meşrulaştırılması amacıyla yararlanılmasının örneklerine ne yazık ki en çok İslam coğrafyasında rastlamak mümkündür. Bunun da en önemli sebebi bu coğrafyada hüküm süren sistemlerin birçoğunun halklarıyla barışık olmamalarıdır. Bu sistemlerin hüküm sürdüğü ülkelerde yöneticiler, halklarına özgürce seçim hakkı tanıdıklarında kendilerini tercih etmeyeceklerini biliyorlar.

 

Seçim, farklı alternatifler arasından bazılarını onaylama bazılarını ise reddetme imkânıdır. Bunun farklı standartları ve yöntemleri olabiliyor. Şartlara ve duruma göre bir şeyi onaylayıp, kalanları reddetmeniz gerekeceği gibi birden fazla şeyi onaylamanız da mümkün olabilmektedir. Birine seçme hakkı tanımak aynı zamanda, seçtiği şeyin onun tarafından meşru yani geçerli sayılmasını sağlamak anlamına gelir.

İnsanlara seçme hakkının verilmesi suretiyle meşrulaştırma yönteminin en çok kullanıldığı alanlardan biri de yöneticilerin ve yönetim biçimlerinin belirlenmesidir. Bu yöntem çok eski zamanlardan beri kullanılmaktadır. Ancak özellikle son yüzyıllarda çok yaygınlaşmıştır. Tarihte bu yönteme en önce demokratik sistemlerde başvurulduğundan bu uygulamanın geçerli olduğu sistemler de genellikle demokrasi olarak adlandırılmaktadır.

Ancak seçimin gerçek anlamda bir meşrulaştırma yöntemi olarak kabul edilebilmesi için en başta insanların iradelerini özgürce kullanmalarına imkân verilmesi ve seçme haklarının kullandırılmasında da son derece dürüst davranılması büyük önem taşır. Ama bu şartlara, halklara seçme hakkının verildiği söylenen ülkelerin tümünde uyulduğunu söylemek mümkün değildir. Hatta bu şartları yerine getiren sistemlerin sayısı belki yerine getirmeyenlere nispetle hayli azdır. O yüzden seçim günümüzdeki hâkim sistemlerin çoğunda insanların özgürce tercihlerini yapmalarına imkân verilmesi için değil hâkimiyetlerini sürdürenlerin, kendilerini ve şekillendirdikleri sistemleri meşrulaştırma aracı olarak kullanılmaktadır.

Günümüzde seçimin, insanların özgür iradeleriyle tercihlerini yapmalarına imkân vermek amacıyla değil de dayatılanların meşrulaştırılması amacıyla yararlanılmasının örneklerine ne yazık ki en çok İslam coğrafyasında rastlamak mümkündür. Bunun da en önemli sebebi bu coğrafyada hüküm süren sistemlerin birçoğunun halklarıyla barışık olmamalarıdır. Bu sistemlerin hüküm sürdüğü ülkelerde yöneticiler, halklarına özgürce seçim hakkı tanıdıklarında kendilerini tercih etmeyeceklerini biliyorlar. O yüzden yaptıkları seçimde çoğunlukla muhtelif hilelere başvuruyor veya insanlara “ölümlerden bir ölüm seç” dercesine hiçbiri kabule şayan olmayan alternatifler sunuyorlar. “Seçim” uygulamalarından dediğimiz gibi bir meşrulaştırma yöntemi olarak yararlanmaktan geri kalmazken gerçekte halkın tercihiyle değil baskıcı politikalarla saltanatlarını sürdürmeye devam ediyorlar.

Son dönemde de İslam coğrafyasında bu niteliklerde üç ayrı seçim gerçekleştirildi. Bir seçim de dürüstçe yapılmadığı takdirde sorunlar yaşanacağı, dürüstçe yapıldığı takdirde ise istenmeyen sonuçlar çıkacağı kesin olduğu için ertelendi. Biz de bu ayki yazımızda bu üç seçim ve bir seçimin ertelenmesi kararının genel değerlendirmesini yapmak istiyoruz.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

463. Sayı Temmuz 2021