Allah Hâlık, İnsan Mahlûktur , Mustafa Çelik
Sayı : 520   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Hususi Fikirler

Mustafa Çelik

Allah Hâlık, İnsan Mahlûktur

  • 03 Nisan 2026
  • 8 Görüntülenme
  • 520. Sayı / 2026 Nisan



Hüküm yalnızca Allah'ındır. İnsan ise hüküm koyan değil, hükme teslim olan varlıktır. İnsanlık huzuru, mahlûku Hâlık makamına çıkarmakta değil; Hâlık'ın koyduğu ölçülerle hayatı yeniden inşa etmekte bulacaktır. Çünkü insanın koyduğu kanunlar zamana ve çıkarlara bağlıdır; fakat Hâlık'ın kanunları insanın fıtratına hitap eden, adaleti ve dengeyi gözeten ilahî ölçülerdir.

Kur'an, insan ile Allah arasındaki ilişkiyi üç ana temel üzerine kurar: iman, kulluk ve sorumluluk. Bu ilişkinin başlangıç noktası imandır. İnsan önce Allah'ın varlığına, birliğine, kudretine ve hükmüne inanır; ardından bu iman, hayatın bütün alanlarını şekillendiren bir bilinç hâline dönüşür. Böylece iman, yalnızca kalpte kalan bir tasdik değil; davranışları yönlendiren bir hayat nizamı olur.

Beşeriyetin sıkça unuttuğu en temel hakikatlerden biri şudur: Allah Hâlık'tır, insan ise mahlûktur. Bu ayrım, varlığın en açık gerçeğidir. İnsan yaratılmıştır; kudreti sınırlıdır, bilgisi sınırlıdır, ömrü sınırlıdır. Buna karşılık Allah ezelî ve ebedîdir; yaratan, yaşatan ve her şeyi kuşatan O'dur.

"Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi." (Nahl, 16/78)

İmam-ı Taberî, (ra) ayet-i kerime'nin tefsirinde şunları söylemektedir: "Hiçbir şeye aklınız ermezken, hiçbir şey bilmezken Allah Teâlâ analarınızın karnından dışarı çıkardıktan sonra size bilmediğinizi öğretti; kendisiyle bilgi elde etmeniz, iyiyi kötüyü ayırabilmeniz için size akıllar verdi... Allah size fuâdlar, yani sayesinde eşyayı tanıyıp zihninize yerleştirmeyi sağladığınız, düşüncenizi işletip derin bilgilere ulaştığınız akıllar (kulûb) verdi." Görüldüğü gibi bu açıklamada fuâd, kalp ve akıl terimleri, "bilgi melekesi" manasında eş anlamlı olarak kullanılmış olup Taberî'nin bu ifadeleri Kur'an semantiği bakımından son derece önemlidir.

Aslında insanın, doğuştan gelen başka eksikleri de bulunduğu halde, ayette özellikle onun "hiçbir şey bilmez" oluşuna dikkat çekilmesi ve Cenab-ı Hakk'ın insanlara "kulaklar, gözler, kalpler (akıllar)" verdiğinin hatırlatılması insanın en değerli özelliğinin bilgi ve düşünme kapasitesi olduğuna ve nimete şükretmek gerektiğine işaret etmesi bakımından anlamlıdır. (Bkz.Camiu'l Beyan Fi Tefsiri'l Kur'ân, C: 14, Sh: 152) Allah-û Teâlâ karşısında bilgi iddiasında bulunmak, "Allah biliyorsa, ben de biliyorum, Allah'ın yasaları varsa, benim de yasalarım vardır" demek; Allah karşısında esas duruşu bozup hadd-i ubudiyeti aşmaktır. tuğyandır, tağutluktur

Beşeriyetin en büyük unutkanlığı, en açık hakikati unutmasıdır. O hakikat şudur: Allah Hâlık'tır, insan mahlûktur.

İnsan yeryüzünde yürür, şehirler kurar, ilimler üretir, medeniyetler inşa eder; sonra bütün bunların sarhoşluğuyla kendi sınırlarını unutur. Kudretin kendisinde olduğunu zanneder. Oysa bir nefeslik rüzgâr, bir damla hastalık, bir anlık acziyet ona kim olduğunu hatırlatmaya yeter. Çünkü insanın özü kudret değil, ihtiyaçtır; güç değil, muhtaçlıktır.

Kur'an işte tam da bu yüzden insanın önüne tekrar tekrar aynı hakikati koyar: Yaratıcı Allah'tır, yaratılan ise insandır. Bu ayrım sadece bir bilgi değil, aynı zamanda insanın haddini bilmesinin ölçüsüdür. İnsan bu ölçüyü kaybettiğinde kendini merkeze koyar; eşyayı, hayatı ve hatta dini bile kendi arzusuna göre şekillendirmeye kalkar. Allah-û Teâlâ uyarıyor:

"Göklerdeki ve yerdeki herkes ister istemez O'na boyun eğmişken ve O'na döndürülüp götürülecekken onlar Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar?" (Âl-i İmran, 3/83)

Allah'ın dinine rağmen din (hayat nizamı) arayışı, ilahlık iddiasında bulunma alâmetidir. Gaflet böyle başlar. İnsan mahlûk olduğunu unuttuğu gün, ilahlık vehmine kapı aralar. Kendi aklını mutlaklaştırır, nefsini hüküm koyucu zanneder. Hâlbuki kul olduğunu idrak eden bir insan için hayat bambaşka bir anlam kazanır

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

520. Sayı Nisan 2026