Allah-kur'an-insan İletişimi , Abdullah Büyük
Sayı : 520   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Başyazı

Abdullah Büyük

Allah-kur'an-insan İletişimi

  • 03 Nisan 2026
  • 12 Görüntülenme
  • 520. Sayı / 2026 Nisan



Efendimiz (sav) Müslüman insanın inşasında üç önemli mevzuda talim ve terbiyeyi öncelemiştir. Bunlar; iman, Kur'an ve namazdır. Bir Müslümanın hayatında bu üç husus kökleşmemiş yani iman kalbinde sağlam bir karar kılmamış, Kur'an-ı Kerim ile olan ilişkisini sağlam bir hale getirmemiş ve namazı hayatının merkezine almamışsa onun kulluğu kök salmamış ağaç gibidir. Nasıl ki kökü sağlamlaşmamış olan ağaçlar rüzgârın etkisine dayanamazsa, onun imanı da zorluklara karşı dayanıksız olacaktır.

Bugün İslam âlemi, ikinci sınıf gibi yaşıyorsa, yaralama ve öldürmeler liselere kadar indiyse ve her türlü sıkıntılar başını alıp gidiyorsa, bunun sebeplerini araştırmaya gerek yoktur. Çünkü sebep bellidir: Kur'an'ı gerektiği şekilde anlayıp yaşayamadık. Onunla, sosyal medya hesabımız kadar ilgilenmedik. Onun mesajını anlamak için gayret sarf etmedik. Kitap ile aramızda boşluklar oluştu. Şimdi o boşluklarda misyonerler, zalimler, fasık ve münafıklar at oynatmaktadırlar.

İslam Tarihi'nde sahabeden Erkam b. Ebi'l-Erkam'ın evinde yapılan toplantılar "Gizli toplantılar" olarak nitelendirilmiştir. Bu nitelemeye elbette saygı duyuyoruz fakat âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamber'in gizli faaliyetler yürüttüğünü ifade etmek yerine seçilmiş bir avuç insana yönelik özel bir terbiye programı uyguladığını söylemeyi daha uygun buluyoruz. Dolayısıyla Erkam'ın evini gizli toplantıların yapıldığı bir mekân olarak değil de seçilmiş insanların Hz. Peygamber (sav) tarafından özel terbiyeye alındığı bir mektep olarak görmeliyiz. Bu, o dönemde davetin gizli yapıldığı gerçeğini elbette değiştirmez. Fakat bizler Daru'l-Erkam'ı gizli toplantı mekânı olarak okuduğumuz sürece burada yaşananları bir kıssa olmaktan öteye taşıyamayız. Seçilmiş insanların terbiye mekânı olarak okuduğumuzda ise Daru'l Erkam'ın taşıdığı evrensel mesajı fark etmemiz daha kolay hale gelecektir. Burada dikkatimizi çeken mevzu, gece de olsa gündüz de olsa, gizli de olsa açık da olsa İslamiyet'te her zaman bir aksiyon ve hareketin bulunduğudur. Tıpkı insanın nefes alıp verme fonksiyonunu ömrü boyunca devam ettirdiği gibi Müslümanca yaşamak da her an hareket ve aksiyon içinde olmak demektir.

Efendimiz (sav) Müslüman insanın inşasında üç önemli mevzuda talim ve terbiyeyi öncelemiştir. Bunlar; iman, Kur'an ve namazdır. Bir Müslümanın hayatında bu üç husus kökleşmemiş yani iman kalbinde sağlam bir karar kılmamış, Kur'an-ı Kerim ile olan ilişkisini sağlam bir hale getirmemiş ve namazı hayatının merkezine almamışsa onun kulluğu kök salmamış ağaç gibidir. Nasıl ki kökü sağlamlaşmamış olan ağaçlar rüzgârın etkisine dayanamazsa, onun imanı da zorluklara karşı dayanıksız olacaktır.

İlk olarak sağlamlaştırmamız gereken imanlarımızdır. Allah'a imanın kalbimizde ne kadar yer tuttuğu, bu imanın hayatımızda ne kadar kendini gösterdiği; Yüce Allah'ın Rab, İlah ve Melik olarak hayatımızın neresinde olduğu sorularını cevaplamakla yola başlamalıyız. Ardından Kur'an ile olan irtibatımızı sağlamlaştırmalıyız.

Unutmamak gerekir ki bütün ibadetlerin ifasına vesile olacak temel farz olan namaz, müminin hayatına kök salmadıkça onun imanı eksik olur

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

520. Sayı Nisan 2026