Sayı : 416   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Hedef Noktası

Ramazan Kayacık

Ahlak Yoksa Kanun Bir İşe Yaramaz

  • 08 Mayıs 2017
  • 186 Görüntülenme
  • 413. Sayı / 2017 Mayıs
Yazıyı Dinle
0:00
0:00
Yazarın Diğer Yazıları
Ramazan Kayacık
Tüm Yazı Arşivi



İslam'a en uygun yönetim: Kuran’ın belirlediği temel esasları kapsayan ve detayların zamanın şartlarına, ihtiyaçlara göre belirlendiği, dinin ve dindarlığın istismar edilmediği, çıkarlara alet edilmediği yönetimlerdir.

 

İslam, insanla toplum, insanla kâinat, insanla Yaratıcı arasında bağ kurarak birlik ve bütünlüğe odaklanır. Yeryüzünü imar ve ıslah etmek, hakkı ve adaleti ikame etmek, iyiliği, erdem ve fazileti yaymak, kötülüğü engellemek gibi özellikleri içinde barındıran toplum, İslam toplumudur.

 

İnsanı diğer canlılardan ayıran üç önemli özellik; akıl, irade ve ahlâk sahibi olmasıdır. Kuran’ın bildirdiği temel hükümler akla, iradeye ve ahlaka uygundur, evrenseldir. Ayrıca her zaman ve mekânda yaşanabilecek, uygulanabilecek hükümlerdir.

İslam'ın hayata yansıtılması yaşanan çağın özellikleri, imkânları dikkate alınarak, akıl ve ilim yoluyla yöntemler, sistemler belirlemek siyaset biliminin, siyasetçilerin görevidir.

İslam'a en uygun yönetim: Kuran’ın belirlediği temel esasları kapsayan ve detayların zamanın şartlarına, ihtiyaçlara göre belirlendiği, dinin ve dindarlığın istismar edilmediği, çıkarlara alet edilmediği yönetimlerdir.

Hayat rehberimiz Kuran’da aile hayatından, ticarete, evlilikten boşanmaya, zekâttan cezalara, diyetlerden nafakalara ve dünyadan ahirete kadar hayatın tamamını kuşatan siyasetle ve devlet yönetimiyle ilgili her şey mevcuttur.

Bir yolculuğa çıkarken bile bir başkan seçmeyi emreden dinimiz, elbette vatan ve millet idaresini üstlenecek kimselerin seçimine kesinlikle karşı çıkmayacaktır.

Efendimiz (sav) hicretle birlikte iman altyapısına sahip müminlerin oluşturduğu Medine'de İslam'ın toplumsal hayatla ilgili hükümlerini uygulama imkânı bulmuş, böylece İslam'ın ikinci kaynağı sünnetle yönetim biçimi hayata girmiş oldu. Medine'de Müslümanların bir devleti oldu ve bu devletin başkanı da Efendimizdi.

İslam devlet yönetimine şekilden çok temel prensipler getirmiştir. Bunlar; adalet, özgürlük, insan hakları..." gibi esaslardan oluşur. En değerli varlık olarak yaratılan insanın, dünyada huzur ve güven içerisinde yaşayabilmesi için; Canın, aklın, dinin, neslin ve malın korunması konusunda yasalar ortaya koymuştur.

İslam insanın kalbine ve zihnine hitap ederek önce yürek devletini kurmayı ve ardından da bireylerden oluşan toplumda yaşamın her alanına Allah'ın bak dediği yerden bakmayı önermiştir.

Kuran'ın sadece bireyin kalbini tamir etmek, yaşamına çeki düzen vermek, ahlakını güzelleştirmek üzere gönderildiğini söyleyip bu kitabın devlet yapısıyla ilgili her hangi bir talebi olmadığını söylemek ve bu düşünce üzerine bir akide oluşturmaya kalkışmak yanlıştır.

Siyaset insan yönetme sanatıdır. Kuran’da ve Hz. Peygamber’ in (sav) uygulamalarında, yöneten ve yönetilenlerin sorumluluklarını ifade eden evrensel, siyasi prensipler vardır. İnsanın huzur ve mutluluğu için yürütülen yapılanmaya İslam’ın bir itirazı söz konusu olmaz.

İslam ülkelerine baktığımızda çoğunlukla savaş, kaos, yoksulluk, geri kalmışlık... ve bunların yanı sıra fikir hürriyetinin, sorgulamanın, eleştirinin olmadığı baskı ortamları görüyoruz. Hoş olmayan bu anlayışın sorumluluğu tamamı bizdendir, bizim din anlayışımızdan kaynaklanmaktadır. Yüce İslam'ın ilkeleriyle günümüz Müslümanlarının hayat algıları birbiriyle bağdaşmıyor, sanki İslam'la Müslümanların doku uyuşmazlığı söz konusudur.

Kuran’da Toplumsal Düzeni Sağlamaya Yönelik İlkeleri hatırlamak gerekirse:

Adaletli olmalı.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

413. Sayı Mayıs 2017