Sayı : 441   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Siyer'i Nebi

Muhammed Emin Yıldırım

En Sevgilinin Sevgisi

  • 06 Eylül 2019
  • 32 Görüntülenme
  • 441. Sayı / 2019 Eylül



Hz. Âişe demek, tefsir, hadis, fıkıh, akaid, kıraat demek olduğu gibi; Hz. Âişe demek, siyer, meğazi ve tarih demektir. Bugün siyer ilminin ilk üstadı kabul edilen Urve b. Zübeyr, Âişe validemizin yeğenidir; Hz. Âişe onun teyzesidir, dolayısı ile Urve, bu yakınlıktan dolayı onun yanından bir ömür ayrılmamış ve nice tarihi bilgiyi bize aktarmıştır.

 

Peygamber’in evi olsa bile onlar da birer insan, dolayısı ile onların evinde de herkesin evinde olan bazı hadiseler yaşanabilir. Bundan dolayı evlilik deyince öyle birilerinin gösterdiği gibi toz-pembe bir hayat yoktur. Evlilik dediğiniz şey bir ibadettir, hangi ibadetin külfeti yok ki evliliğin de olmasın. Dolayısı ile bu meseleyi hayali şeylerden hakikate taşımamız gerekir, beklentilerimizi makul bir noktaya getirerek saadeti elde etmemiz gerekir. İşte Peygamber’in evi bize bunu da öğretir.

 

Hz. Âişe annemiz Efendimizin (sav)hayatından bize bir sünnet aktarıyor. Hem de çok önemli bir sünnet... Sünnet deyince sadece akıllarına tabakların altını sıyırmak gelen, pazarlık yapmak gelen bu çağın insanının bu sünnetten alacağı çok ama çok önemli dersler var... Annemiz diyor ki: “Rasûlullah (sav)hayatı boyunca ne bir hanımına ne bir cariyesine ne de bir hizmetçisine bir fiske dahi vurmadı, kötü bir söz söylemedi, onları rencide etmedi.” (Müslim, “Fedâil”, 79;Ebû Davud, “Edeb”, 4)

 

 

Tabiin neslinin önemli simalarından Mesrûk b. Ecda bir sözünde der ki: “Ben Efendimizin (sav) ashabının birçoğunu gördüm ve onlarla beraber zaman geçirdim. Onların hali aynen şuna benzer: Hani susuzluktan sinesi çatlayan toprağa yağmur yağar da o toprak alabildiğince suyu içerisine alır, gerisi ise tertemiz bir halde toprağın üstünde kalır. Sonra o kalan su, suya ihtiyacı olan canlılardan birini, ikisini, onunu, yüzünü sular. Hatta onlardan bazılarının üstlerindeki su arzın tamamına yetecek gibi olur. İşte sahabe nesli böyle bir nesildir. Onlar Efendimizden (sav) aldıkları mesajları önce içlerine almış, o mesajları içselleştirmiş, sonra da durumlarına göre ümmeti o mesajlarla sulamışlar yani nasiplendirmişlerdir.” (Zehebî, et-Tefsir ve’l-Müfessirûn, I, 36)

Öyle Birine Misafir Olacağız ki…

Öyle birine misafir olacağız ki Kur’an’ı ve Sünneti onun kadar içselleştirip, onun kadar anlayan çok az isim var ashab içerisinde…

Öyle birine misafir olacağız ki onun vahyin suyu ile sünnetin iksiri ile sulamadığı zaman ve mekân yok, ilk günden bu tarafa milyonlarca mü’mini ve mü’mineyi sulayıp nasiplendiren birisi…

Öyle birine misafir olacağız ki Kur'an’ın her suresini, her ayetini, hatta her harfini en ince detaylarına kadar bilen birisi…

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

441. Sayı Eylül 2019