Sayı : 441   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Kardeş Ayetler

Prof. Dr. Ali Akpınar

Ayetlerden İstifade Edemeyenler

  • 06 Eylül 2019
  • 46 Görüntülenme
  • 441. Sayı / 2019 Eylül



Tabidir ki bu ayetlerden istifade edebilmek için insanın onlara alıcılarını açması gerekir. Hem de tüm alıcıların açık olması lazımdır. Öncelikle gönül alıcıları açık olmalıdır. Zira taşlaşmış katı kalplere ayetler tesir etmez. Beyin alıcılarının açık olması gerekir. Çünkü kalple irtibatlı olarak düşünemeyenler ayetlerden nasipdâr olamazlar. Gönül gözlerinin açık olması gerekir. Zira gönül gözü kör olanlar ayetleri göremezler.

 

Demek ki ayetlerden istifade edebilmek için ona yönelmek gerekir, onu okuyup anlamayı istemek gerekir, ayetin rehberliğini kabullenmek gerekir. Ayetlerin sahibi Yüce Yaratıcıyı düşünüp o ayetleri ciddiye almak gerekir. Sahibini düşünerek ayeti ciddiye almak, hem ayeti okuyup anlama, hem de gereklerini yerine getirme konusunda hassasiyet göstermeye sevk edecektir.

 

Zulüm, hakkı teslim etmemektir. Her şeyi yerli yerine koymamaktır. Zulmetmeyi yol edinenler, ayetleri görmezden gelirler. Ayetlerin söylediği hakikatlere teslim olmazlar. Sonuçta hem kendilerine yazık ederler, hem de başkalarına. Hem dünyalarını kaybederler, hem de ahiretlerini.

 

Hayat Düsturumuz Kur’an, her seviyede insana, her alanda anlayabileceği ayetleri apaçık bir şekilde sunar. Onun ayetlerinden herkes bir şeyler anlayabilir. Her insan, kapasitesi kadar, gerçeğe tutkusu ölçüsünde, ayetler üzerinde ne kadar durur düşünürse o ölçüde ayetlerden nasiplenir. Onun ayetleri farklı farklı alanlardan seçilerek sunulur. İnsanların farklı eğilimlerine hitap eden ayetler vardır.

Tabidir ki bu ayetlerden istifade edebilmek için insanın onlara alıcılarını açması gerekir. Hem de tüm alıcıların açık olması lazımdır. Öncelikle gönül alıcıları açık olmalıdır. Zira taşlaşmış katı kalplere ayetler tesir etmez. Beyin alıcılarının açık olması gerekir. Çünkü kalple irtibatlı olarak düşünemeyenler ayetlerden nasipdâr olamazlar. Gönül gözlerinin açık olması gerekir. Zira gönül gözü kör olanlar ayetleri göremezler. Ayetleri gönül kulağıyla dinlemek gerekir. Zira gönül kulakları sağır olanlar ayetlerin yanından geçer giderler. Onun için Kur’an, ayetlerin bazı insanların imanlarını artırdığını söylerken, bazılarının da küfür, inkâr ve nefretini artırdığını söyler. Güneşe gözünü kapatan ışığı göremez. Sese kulağını tıkayan kimse onu işitemez. Taş zemine isabet eden yağmur yahut su onun üzerinden akar gider, onun içine işlemez. Ancak bu durumlar hiçbir zaman güneşin, sesin, suyun varlığını ortadan kaldırmaz. Körler görmese de ışık vardır, sağırlar işitmese de ses vardır, taş zemin fark etmese de su vardır.

Şimdi Kur’an ayetlerinden kimler istifade edemez, bunu bizzat Kur’an’dan okuyalım:

Ayetleri ciddiye almayanlar: “Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alır. İşte bunlara alçaltıcı bir azap ve ardından da cehennem vardır.” (Câsiye, 45/ 9) “Onlara ayetlerimizi getirdiği zaman, bunlara gülüvermişlerdi.”(Zuhruf, 43/47)

“Ayetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışanlara ki onlara iğrenç ve can yakıcı azap vardır.” (Sebe, 34/5)Ayetlerimizde Bizi aciz bırakmaya yeltenenler, işte onlar, azapla yüz yüze bırakılırlar.” (Sebe, 34/38)

“O, size Kitap'da Allah'ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve alaya alındığını işittiğinizde, başka bir söze geçmedikçe, onlarla bir arada oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz, diye indirdi. Doğrusu Allah münafıkları ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.” (Nisa, 4/140)Ayetlerimizi tartışmaya dalanları görünce, başka bir bahse geçmelerine kadar onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra artık zulmedenlerle beraber oturma.” (Enâm, 6/68) “Ayetlerimiz üzerinde tartışanlar, kendilerine kaçacak yer olmadığını bilsinler.” (Şûrâ, 42/35) Burada ayetler üzerinde tartışanlar, üzerinde derinlemesine düşünüp hikmetleri kavramak için değil, eğlenmek için, inkâr etmek için, seviyesizce ve saygısızca lüzumsuz ve gereksiz tartışmaya dalanlardır. Böylelerinin hakikati dinlemeye bile tahammülleri yoktur. Çünkü önyargılıdırlar, küfre-batıla şartlanmışlardır. Apaçık ayetleri görseler bile, peygamberlerin elinde mucizelere şahit olsalar dahi hakikati teslim etmezler. İşte Kur’an, böyle kimselerle tartışmaya girmeyi yasaklar. Yoksa Kur’an pek çok ayetinde, ayetler üzerinde derinlemesine düşünmeye tefekkür, tezekkür ve tedebbüre davet eder.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

441. Sayı Eylül 2019