Sayı : 433   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Siyer'i Nebi

Muhammed Emin Yıldırım

Risale Davasının Annesi Hz. Hatice

  • 16 Şubat 2017
  • 981 Görüntülenme
  • 410. Sayı / 2017 Şubat



O; tüm varlığını, malını, mülkünü, sermayesini Allah yolunda feda etmekten bir an geri durmayandır. O, Hz. Peygamber’in lisanı ile ilk kez cennetle müjdelenen, ondan sonra da defaatle bu müjdeyi alan, Cebrail’i gören, Allah tarafından gönderilen selama muhatap olan bahtiyar bir İslam hanımıdır. O, cahiliyenin zifiri karanlığında kirlenmeden, Meryem misali pak ve temiz kalan, bu özelliği ile de Tahire lakabını kazanan bir annemizdir.

 

Hatice annemiz ile Efendimiz (sav) arasında başlayan ve gerçekten ikinci bir örneği olmayan o sevgi bağı, ilk gün başlayıp tam 25 yıl süren evlilikte hiç azalmadan devam etmesi anlatılmaya ve anlaşılmaya değerdir. Düşünebiliyor musunuz; 25 yıl Efendimiz’in hayatına Hatice validemiz varken başka bir hanım girmedi.

 

Hz. Hatice (ra) Efendimiz’in hanesinin istisnaî hanımlarından, bizlerin de annelerinden biridir. Hz. Hatice demek ve onu sınırlı satırları içerisinde anlamaya çalışmak çok da kolay değildir. O, Hz. Peygamber’den sonra ilk kez varlık âleminin semasına La İlahe illallah, Muhammedün Resulullah kelime-i tayyibesini duyurandır. O, Hz. Peygamber ile birlikte ilk kez, imandan sonra en büyük hakikat olan namaz için dergâh-ı ehadiyete yönelendir. O, Hz. Peygamber’in ilk eşi ve yoldaşı olma şerefine nail olandır. O, Hz. Peygamber ile on beş yıl nübüvvetten önce, on yıl da nübüvvetten sonra olmak üzere tam yirmi beş yıl aynı yastığa baş koyandır. O, Hz. Peygamber’in evine ikisi erkek, dördü kız tam altı tane evlat hediye edendir. O, Ehl-i Beyt neslinin kökü olan Hz. Fatıma’yı doğuran ve Hz. Ali’ye ise annelik edendir. O; tüm varlığını, malını, mülkünü, sermayesini Allah yolunda feda etmekten bir an geri durmayandır. O, Hz. Peygamber’in lisanı ile ilk kez cennetle müjdelenen, ondan sonra da defaatle bu müjdeyi alan, Cebrail’i gören, Allah tarafından gönderilen selama muhatap olan bahtiyar bir İslam hanımıdır. O, cahiliyenin zifiri karanlığında kirlenmeden, Meryem misali pak ve temiz kalan, bu özelliği ile de Tahire lakabını kazanan bir annemizdir. O, Firavunları çok olan bir beldenin Asiyece, imanını muhafaza ettirerek, şirke bulaşmadan vahye ulaşarak İslam’ın Kübrası olan biridir. O, on yıl nübüvvetin ve risaletin davasına bir ana gibi sahip çıkarak varlığını davasına adayan bir anamızdır. Ve o hanımlar âleminin sultanı olan Hz. Hatice validemizdir. Allah aşkına söyler misiniz böyle bir İslam’ın hanımı tam anlamı ile nasıl anlatılır, nasıl anlaşılır? Öyle kolay mı Hz. Hatice deyip de bu işin hakkını verebilmek? Ben de kolay olmadığının çok iyi farkındayım ve günlerdir size Hz. Hatice annemizin hayatının hangi sayfasını yazayım diye düşünüp duruyorum.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

410. Sayı Şubat 2017