Sayı : 446   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Sana İtikattan Soruyorlar ?

Prof. Dr. Ramazan Altıntaş

İtikadi Açıdan Fetret ve Hz. Peygamber'in (a.s) Anne, Babasının Durumu

  • 08 Eylül 2017
  • 1205 Görüntülenme
  • 417. Sayı / 2017 Eylül



İslam kelam âlimleri bu meseleye “ehl-i fetret” açısından yaklaşmışlardır. Fetret kelimesi sözlükte, “bir şeyin şiddetini kaybedip gevşemesi ve zayıflaması” anlamındaki fütûr mastarından isim olup, “zaaf, gevşeme, gücünü ve tesirini kaybetme” manasına gelir. Fetret daha çok, Hz. İsa (as) ile Hz. Muhammed (sav) arasında geçen tebliğsiz dönem için kullanılır. Bu dönemde yaşayan topluluklara da “fetret ehli” denir.

 

Hz. Peygamberin anne ve babasının durumuna dinî açıdan baktığımız zaman, gerek Eş’arîlerin ve gerekse Mâtürîdîlerin görüşleri arasında şöyle bir uzlaşıdan bahsetmek mümkündür. Hz. Peygamberin ebeveyni, Eş’arî düşünceye göre ehl-i fetrettir. Zira her ikisi de Resûlullah’a risâlet görevi verilmeden önce vefat etmişlerdir. Mâtürîdîlere göre ise her ikisinin de aklî yönden Allah’a inandıklarına dair sözlerine rastlanmaktadır.

 

Fetret dönemi var mıdır, bu dönemde yaşayan insanların itikadî/dinî durumu nedir? Bunlar Müslüman mıdırlar? Ayrıca Hz. Peygamber (sav)’ın anne ve babasının ahiretteki durumu ne olacaktır? İtikadi açıdan bu soruları cevaplar mısınız?

  1. düşünce tarihinde Hz. Peygamberin (sav) anne ve babasının ahiretteki durumuyla ilgili olarak birçok risale yazılmıştır. Bu meselenin arka planında Kur’an’da “müşriklerin necis” (Tevbe, 9/28) olduğuna dair bilgi ile Hz. Peygamber (sav)’ın annesi Âmine ve babası Abdullah’ın bu bağlamdaki durumunun nereye oturduğu meselesine açıklık getirme düşüncesi vardır. Hiçbir Müslümanın zihin ve gönül dünyasında mülevves bir bedenin Muhammedî nurun mecrâsı olabileceğini kabul etme inancı yoktur. Bundan dolayı, itikadında Hz. Peygamber (sav)’ın ebeveyninin dini durumunu temize çıkaran çok sayıda çalışma yapılmıştır.

İslam kelam âlimleri bu meseleye “ehl-i fetret” açısından yaklaşmışlardır. Fetret kelimesi sözlükte, “bir şeyin şiddetini kaybedip gevşemesi ve zayıflaması” anlamındaki fütûr mastarından isim olup, “zaaf, gevşeme, gücünü ve tesirini kaybetme” manasına gelir. Fetret daha çok, Hz. İsa (as) ile Hz. Muhammed (sav) arasında geçen tebliğsiz dönem için kullanılır. Bu dönemde yaşayan topluluklara da “fetret ehli” denir. (İsfehânî, Râgıb, el-Müfredât fî Garîbi’l-Kur’an, İstanbul, 1986, s. 558; İbn Manzur, Lisânü’l-Arab, Beyrut, ts. V, 43-44). Şu ayette açıkça fetret kelimesinin hem sözlük ve hem de geleneksel tanımdaki anlamları teyit edilmektedir:

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

417. Sayı Eylül 2017