Sayı : 476   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Kur'an'ın Yeminleri : Andolsun ki..

Prof. Dr. Ali Akpınar

Mekanların En Şereflisine Yemin Olsun! İnsan Önünde Zorlu Bir Sınav Var!

  • 07 Ekim 2020
  • 973 Görüntülenme
  • 454. Sayı / 2020 Ekim



Yeryüzünün her yanı önemli ve değerlidir. Ancak bazı yerler vardır ki, oralarda meydana gelmiş çok önemli olaylardan dolayı o yerlerin ayrı bir değeri ve şerefi vardır. Bu şerefi de o yere, bizzat Yüce Rabbimiz vermiştir. İşte yeryüzünün merkezi, vahyin kalbi Mekke öyle bir yerdir. Yeryüzünün ilk mabedi ve müminlerin kıblesi Kâbe oraya yapılmıştır.

 

Yüce Rabbimiz, insanı zorluklarla sınadı, ama onu zorluklara dayanabilme gücüyle donattı. Zira O, hiç kimseye gücünün yetmeyeceği şeyi yüklemezdi. Kâinatta insan kadar, zorluklara katlanabilen, onlarla mücadele edebilen başka bir varlık yoktur. İnsan, kendisine bahşedilen aklî, fizikî gücüyle zorlukların üstesinden gelebilen bir varlıktır.

 

لَا أُقْسِمُ بِهَذَا الْبَلَدِوَأَنْتَ حِلٌّ بِهَذَا الْبَلَدِوَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ فِي كَبَدٍ

“Bu, Beldeye yemin ederim ki; sen bu şehre helalsin. Doğurana ve doğurduğuna and olsun ki! İnsanoğlunu, zorluklara katlanacak şekilde yarattık.”(Beled, 90/1-3)

Mekân, insanoğlunun sınava tabi tutulduğu ve sınavına tanık olan en önemli yerdir. Kâinatın sahibi Yüce Yaratıcı, tüm yeryüzünü donatmış ve insanın emrine/hizmetine vermiştir. Yeryüzünün her yanı önemli ve değerlidir. Ancak bazı yerler vardır ki, oralarda meydana gelmiş çok önemli olaylardan dolayı o yerlerin ayrı bir değeri ve şerefi vardır. Bu şerefi de o yere, bizzat Yüce Rabbimiz vermiştir. İşte yeryüzünün merkezi, vahyin kalbi Mekke öyle bir yerdir. Yeryüzünün ilk mabedi ve müminlerin kıblesi Kâbe oraya yapılmıştır. Son peygamberin doğduğu, yaşadığı ve vahye muhatap olarak peygamber olduğu şehir de Mekke’dir. Orası, ilk peygamberden son peygambere pek çok peygamberin geçtiği yerdir. Konumuz olan ayetinde Yüce Rabbimiz o yere yemin ederek söze başlıyor:

“Bu, Beldeye yemin ederim ki; sen bu şehre helalsin.” (Beled, 90/1-3) Bu ayetler indiğinde müşrikler, Peygamberimize Mekke’yi zindan etmişler, ona olmadık sözlü ve fiilî eziyetleri reva görmüşler, onu Mekke’den sürüp çıkarmanın planlarını yapar hale gelmişlerdir. Onlar bilmiyorlardı ki kırk yıldır o beldede yaşayan Hz. Muhammed (sav) o beldenin şerefiydi. O, o mübarek beldenin şerefine şeref katmak, değerini artırmak için gelmişti. O, tevhid ateşini yeniden yakmak ve insanlığı o ateşin aydınlığına yeniden çağırmak için gelmişti. O belde, onun doğup büyüdüğü yerdi, aynı zamanda atalarının, Hz. İbrahim ve Hz. İbrahim’in dedelerinin yaşadığı yerdi.

Yüce Rabbimiz o beldeye yemin ederek dikkatleri çekiyor. O beldenin şerefini vurguluyor. O beldenin asıl sahibi olarak kendisinin ve elçisinin o beldede söz sahibi olacağını söylüyor, hiç kimsenin o beldede insanların yaşama hakkını elinden alamayacağını haber veriyor. Açıkça Mekke demiyor da bu belde diyerek işaret buyuruyor. Bu, hem bu beldenin herkes tarafından bilindiğini gösteriyor, hem de o beldenin şerefine işaret ediyor. O belde şehirlerin anasıdır. O belde Allah’ın harem bölgesidir. O belde, maddî ve manevî her türlü tehlikeden güvende olan Emin Beldedir. O belde Mübarek Bekke, Mükerrem Mekke’dir.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

454. Sayı Ekim 2020