Sayı : 431   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Kimlik İnşası

Ramazan Kayan

Sıfıra Sıfır

  • 06 Kasım 2018
  • 58 Görüntülenme
  • 431. Sayı / 2018 Kasım
Yazıyı Dinle
0:00
0:00
Yazarın Diğer Yazıları
Ramazan Kayan
Tüm Yazı Arşivi



Ahlak kavramı, insan karakterini sağlamlaştırılmayı, sevgiyi, insan haklarına saygıyı, şefkati ve merhameti yaygınlaştırmayı amaçlayan anlam bütünlüğüne sahip bir kavramdır. Ahlaklı insan dediğimizde; Allah'a, Peygambere, anne-babaya, doğal çevreye, içinde yaşadığı toplumun değerlerine ve insanlığa karşı sorumluğunu yerine getiren insan akla gelir.

 

Ahlaksız kimsenin hocasına, şeyhine, cemaatine, tarikatına, meşrebine mezhebine güvenmesi kendini aldatmaktan başka bir şey değildir. Gayrı ahlaki yapıya sahip birinin mensubiyeti ve intisabı onu asla kurtaramayacaktır. İslam ahlakının temelinde edep, adalet, iyiliği emredip kötülükten men etmek vardır. İslam ahlakı, kalpleri kırmayı, başları kesmeyi değil; kalpleri kazanmayı, gönüller yapmayı, hakları korumayı, canları/canlıları yaşatmayı hedefler.

 

“Bence” diyerek söze başlamanın bir hadsizlik olduğunun bilincindeyim ama affınıza sığınarak; “insanımızın en büyük sorunu bence ahlak sorunu, ahlak krizidir” cümlesini kurmak istiyorum. Bugün bütün dünyanın ekonomik krizden çok küresel ahlak kriziyle başı beladadır.

Ahlak sistemleri içinde en ideal, en doğru ahlak sistemi İslam ahlakıdır. İslam ahlakı, Allah’ın Kitabı Kur’an’a, Resulûllahın (sav) sünnetine ve İslam bilgeliğine dayanır. Ahlâk kurallarına uyan fertler ve toplumlar Allah’ın rızasını ve insanların gönüllerini kazanırlar.

Ahlak kavramı, insan karakterini sağlamlaştırılmayı, sevgiyi, insan haklarına saygıyı, şefkati ve merhameti yaygınlaştırmayı amaçlayan anlam bütünlüğüne sahip bir kavramdır. Ahlaklı insan dediğimizde; Allah'a, Peygambere, anne-babaya, doğal çevreye, içinde yaşadığı toplumun değerlerine ve insanlığa karşı sorumluğunu yerine getiren insan akla gelir. Allah'ın varlığına, birliğine iman etmek yeterli değildir. İnsan, inancını ahlakıyla ortaya koyamıyorsa o insanın imanında bir sorun var demektir.

Ahlak, dünyayı daha yaşanılır kılar, insanlar arasında güveni, huzuru, mutluluğu artırır. İnsanın imanındaki samimiyetini elektronik bir aletle ölçmek mümkün değil. İnsanın söz ve davranış bütünlüğüne dayalı davranışları, ahlakı; o insanın imanının en açık göstergesidir.

Ahlakın teorik bilgisini Kur'an'dan; pratiğini ve örnekliğini Hz. Peygamber'den alarak yaşayabilirsek, İslam'ın öngördüğü hayat kalitesine ulaşabiliriz.

İslam'ın en büyük amaçlarından biri de ahlaklı toplum yetiştirmektir. Mesela günde beş defa kılınması emredilen namazın hikmetlerinden biri de insanı kötülüklerden uzak tutmak/güzel ahlaka kavuşturmaktır.

Gerçek imana sahip olan müminin ahlaksız iş yapması ya da Allah'a isyan içinde olması mümkün değildir. Fakat imanı ahlak boyutuna taşıyamayanlar, sınav sorularını çalıpehliyetsiz kimseleri kadrolaştırmayı normal bir davranış sayabilirler ve bunu ahlaksızlık olarak görmezler.

Faizin her çeşidi, kumarın her türü ahlaksızlıktır. İlaç firmalarının ikramiyelerinden yararlanmak için doktorun hastasına lüzumsuz ve faydasız ilaç yazması ahlaksızlıktır. Zinayı suç olmaktan çıkarmak, çalışanın hakkını vermemek, kaliteden çalmak ahlaksızlığın âlâsıdır.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

431. Sayı Kasım 2018