Türkiye 24 Haziran'da Seçime Gidiyor , Yusuf Kaplan
Sayı : 428   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

İktibas

Yusuf Kaplan

Türkiye 24 Haziran'da Seçime Gidiyor

  • 05 Mayıs 2018
  • 169 Görüntülenme
  • 425. Sayı / 2018 Mayıs



Batılıların temel stratejisi, İran’ın durdurulması, petrol yataklarının kontrol altına alınması filan değildi; Batılıların asıl stratejisi, medeniyet yürüyüşüne kaldığı yerden başlamaya karar veren, o yüzden küllerinden doğan, şimdilik maddî / stratejik açıdan büyüyen ve bölgeyi toparlamaya soyunan Türkiye’nin durdurulmasıdır. O yüzden 2019’da yapılacak seçimlere kadar Türkiye kaosa sürüklenecekti. Ekonomik saldırının işaretleri alınmaya başlanmıştı.

 

Çeyrek asırlık bir iktidar tecrübesinden sonra, “iyi de ne yaptık biz?” diye sorduğumuz zaman, “biz Türkiye’yi yönüne, yörüngesine oturttuk, bölgemizin kaderini şekillendirebilecek bir medeniyet yürüyüşünün fikrî, kültürel, sanatsal temellerini attık” diyebilmeliyiz.

 

Erken seçim kararı pek de sürpriz olmadı aslında.

Erken seçim geliyordu: Cumhurbaşkanı Erdoğan meydanlara inmişti, kongre üstüne kongre yapıyordu...

Ayrıca, erken seçim ihtimali çeşitli kulislerde konuşuluyordu.

Belki de daha da önemlisi, Türkiye’nin 15 Temmuz darbe ve işgal girişimini püskürtmesi, ardından Fırat Kalkanı ve Zeytindalı harekatlarını başarıyla tamamlaması ve teröre büyük darbe vurması, Rusya ve İran’la bir tür yarı-eksen oluşturacak ölçekte ittifak yapması, sonuçta, bölgede inisiyatif oluşturacak, dalga-kıracak, kısmen de olsa, oyun-kuracak stratejik bir güce ulaşması, bölgenin sil baştan yeniden dizayn edilmesi için çırpınıp duran ve tam da bu nedenle, Türkiye’yi devre dışı bırakmak için Suud, Mısır, İsrail, ABD üzerinden bölgede yeni bir cephe oluşturarak bölgeye yeni baştan çeki düzen vermeye çalışan emperyalistleri kara kara düşündürmeye başlamıştı.

Türkiye, 2019’da seçimlere gidecekti. Türkiye’nin kader seçimi olacaktı bu: Türkiye’de sistem değişikliğine gidilecek, devlet sil baştan inşa edilecek, oligarşik bürokrasi yeniden şekillendirilecek, Türkiye’nin iç ve dış öncelikleri yeniden belirlenecek, Türkiye, iki asır yitirdiği yörüngesine zamanla kavuşacak, 2053 ve 2071 hedefleriyle medeniyet iddialarını kuşanarak en azından bölgemizde yörünge oluşturmaya başlayacaktı...

Büyük sorunlar yaşıyorduk elbette: Eğitim, hukuk, kültür, medya, şehircilik, akademide çok köklü sorunlarla boğuşuyorduk; ama ekonomik, siyasî ve stratejik bakımdan Türkiye dünyanın birinci liginde oynamaya başlamıştı...

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

425. Sayı Mayıs 2018