Rasulüllah (sav)' ın Tebliğ Metodu (1) , Kadir Demirlenk
Sayı : 428   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Yaşama(ya) Dair

Kadir Demirlenk

Rasulüllah (sav)' ın Tebliğ Metodu (1)

  • 05 Mayıs 2018
  • 161 Görüntülenme
  • 425. Sayı / 2018 Mayıs



Sahabenin rivayetlerinden anlaşıldığına göre Hz. Peygamber(sav) tebliğinde kısa ve özlü sözlerle anlatmak istediğini anlatmış, kesinlikle demogojiye ve karmaşık anlatımlara yer vermemiştir. Lüzumsuz konuşmalar ve tartışmalardan kaçınmış, bunların şeytandan olduğunu söylemiş ve konuştuğunu herkes anlamıştır.

 

Hz. Peygamber(sav) İslâm’ı tebliğ ederken, tebliğin muhatabına yük olmamasına dikkat etmiş sürekli kolaylaştırma yoluna gitmiş ve zorlaştırmamıştır. İnsanların İslam’a girmeleri hususunda zor kullanmamış ve zorba olmamıştır. Ashabına da “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.” (Buhari, “İlim”,12) diye tavsiyede bulunmuş ve orta yolu takip etmelerini istemiştir.

 

Tebliğinde yapıcı ve birleştirici olmuş, insanları ayrılığa, tefrikaya, fitne ve fesada düşürebilecek her türlü söz ve davranışlardan uzak durmuştur. Muhataplarına ve kutsallarına hakaret etmemiş, kötü söz söylememiştir. Söylenilmesi gereken hak ve hakikati da emredildiği şekliyle yerine getirmiştir.

 

Hz. Muhammed (sav) insanları ilk olarak; Tevhid inancına iman etmeye ve yalnızca Allah’a kulluk yapmaya, Kur’an-ı Kerim’e ve kendisine tabi olmaya, itaat etmeye, ahiret gününe hazırlıklı olmaya da’vet etmiştir. Tebliğde Rabbimizin “Resûlüm! Sen, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et! Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir ve O, hidayete erenleri de çok iyi bilir.” (Nahl, 16/125) “Ona yumuşak söz söyleyin. Belki o, aklını başına alır veya korkar. ” (Taha, 20/44) ayetlerinin gereği kendisine bildirilen en uygun yolu takip etmiş, insanları İslâm’a hikmetle ve güzel öğütle da’vet etmiştir. Da’veti güzel bir dille, yumuşak ve nezaket dolu üslupla yapmış, da’vet sırasında çıkan problemleri ve aksaklıkları da en güzel mücadele ile gidermiştir. Hakkı ve hakikati eğip bükmeden, tahrif etmeden, kınayıcıların kınamasına aldırış etmeden, sabır ve sebatla emrolunduğu şekliyle insanlara ulaştırmıştır.

Sahabenin rivayetlerinden anlaşıldığına göre Hz. Peygamber(sav) tebliğinde kısa ve özlü sözlerle anlatmak istediğini anlatmış, kesinlikle demogojiye ve karmaşık anlatımlara yer vermemiştir. Lüzumsuz konuşmalar ve tartışmalardan kaçınmış, bunların şeytandan olduğunu söylemiş ve konuştuğunu herkes anlamıştır. Âişe (ra) şöyle anlatır: “Resûlullah (sav)’in konuşması, herkesin anlayacağı şekilde açık seçikti.” (Ebû Dâvûd, “Edeb”, 18) Önemli şeyleri tekrar etmiş, zaman zaman soru sorarak dikkatleri çektikten sonra kendisi cevaplayarak istediği mesajı vermiştir. Enes(ra)’in belirttiğine göre: “Peygamber(sav) sözünün iyi anlaşılması için konuşmasını üç defa tekrarlardı.” (Buhârî, “İlim”, 30)

tekrar tekrar yapmış “sabırlı ol” tavsiyesini terk etmemiştir. “O halde (Resûlum), peygamberlerden azim sahibi olanların sabrettiği gibi sen de sabret. Onlar hakkında acele etme, onlar vaat edildikleri azabı gördükleri gün sanki dünyada sadece gündüzün bir saati kadar kaldıklarını sanırlar. Bu, bir tebliğdir.” (Ahkaf, 46/35) “Sen, kötülüğü en güzel bir şekilde sav.” (Müminun, 23/96) ayetinin gereği kötülükleri de en güzel şekilde savmıştır. Acele etmemiş, uygun zaman ve mekânları hep kollamış, tedrici bir şekilde insanlara İslam’ı özümsete özümsete tebliği gerçekleştirmiştir.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

425. Sayı Mayıs 2018